Şu Anayasa Mahkemesinin gerekçesini okudum da, onun için böyle bir başlık atıyorum.
Eskiden biz mahalde top oynardık. E tabi halı saha falan değil, asfaltın üzerinde oynuyoruz, kaleler taştan tabi. Biriside top getirirdi ve takımların oyuncuları seçilirdi. Eğer topun sahibi istediği takımda olmazsa, diğerlerini de oynatmazdı. Mecburen diğer çocuklarda ona uymak zorunda kalırdı.
Eee bunun Anayasa Mahkemesinin açıklamasıyla ne ilgisi var? Şu ilgisi var efendim; Anayasa Mahkemesi’nin CHP’yle olan seviyeli ilişkilerini biliyorsunuz. Daha doğru bunun seviyeli beraberliğin içinde daha birçok kurum var. Bunlara; Sezer, YÖK, ADD, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve birçok kurumun bu seviyeli beraberlikte önemli rollerinin olduğunu söylemek hiçte yanlış olmaz diye düşünüyorum.
Hatırlarsanız CHP’nin genel çobanı, Baykal “ Abdullatif Şener’in Cumhurbaşkanlığını kabul ederiz” demişti. AKP de Abdullatif Şener yerine bir başka bölücüyü (!) aday gösterince, tabi CHP ve arkadaşları top benim oynatmıyorum dedi ve Bizans oyunlarıyla seçtirmedi cumhurbaşkanını.
Gerekçeyiyse 2 ay düşündükten sonra açıkladı, herhalde işin başında “ nasılsa uyduracak bir şey buluruz, seçtirmeyelim de şu cumhurbaşkanını” dediler. Ret karar geldikten sonra düşünmeye başladılar, çok zeki oldukların (!) 58 gün düşündükten sonra bir şey söyleyebildiler. Tabi gerekçede gözünün üstünde kaşın var gibi gülünç bir gerekçeydi ve beni ve pek çok arkadaşımı ziyadesiyle güldürdü. Neyse artık söz milletin, bundan sonra CHP ve yandaşlarının cezasını millet verecek. Buradan CHP ve yandaşlarına da bir sözüm var; bu devlet sizin değil milletin, millet isterse bu devleti hükümetin yönetimine vermez, sizin isteyip istememenizle olmaz bu işler yani…
Yavuz




